Skip to main content

How to pronounce "varsayım" in Turkish

varsayım is pronounced vaɾ.saˈjɯm in Turkish, with primary stress on the “YIM” syllable. Hear authentic native speakers pronounce it in 132 clips with synchronized subtitles and timestamps below.

vaɾ.saˈjɯm

var·sa·YIM

Primary stress: yım

Language:
Türkçe
👅Mouth & TonguePractice Speaking

Hear native speakers say varsayım in context across real video clips

1/132
👅Lab
IPAvaɾ.saˈjɯm
Syllablesvar · sa · yım
Keyboard controls: ← Prev, → Next, R Replay • Press L to loop sentence • Space to pause/resume
Mic PracticeZero-Cost • 100% In-Browser

Practice Speaking “varsayım”

Listen to native pronunciation, record yourself repeating the sentence into your microphone, and receive real-time word-by-word accuracy scoring.

IPA:vaɾ.saˈjɯm
Select a sentence to practice:
Hear in Video Clip ↑3 sentences available
Speech ShadowingAccent: TR
🔥 Start your streak today!
Target Phrase:

varsayım yapmamız gerektirir ama karada evrimleşen memelerin bir kolunun değişen çevre şartlarına bağlı olarak mesela karalarda artık çok fazla rekabet

Hear it in context: “varsayım”

132 clips

The Turkish word “varsayım” is transcribed in the International Phonetic Alphabet (IPA) as vaɾ.saˈjɯm. Phonologically, it consists of 3 syllables (var · sa · yım), with primary lexical stress placed on the 3rd syllable (yım). Grammatically, “varsayım” functions as a noun. SayItVid indexes 132 authentic Turkish video clips demonstrating how native speakers articulate “varsayım” in natural connected speech, including verified broadcasts from Evrim Ağacı, DW Türkçe, Barış Özcan.

Spoken Video Transcripts & Contextual Quotes (5 Verified Clips)

  • 🇹🇷 TREvrim Ağacı
    Clip #1 · @5:42
    “evrimleşen karasal memelilerin birebir aynı özellikleri sergilemesi çok fazla varsayım yapmamız gerektirir ama karada evrimleşen memelerin bir kolunun değişen çevre şartlarına bağlı olarak mesela karalarda artık çok fazla rekabet çevre şartlarına bağlı olarak mesela karalarda artık çok fazla rekabet”
  • 🇹🇷 TRDW Türkçe
    Clip #2 · @11:15
    “ülkede ilk kez bir kişinin aşıyla bağlantılı nedenlerden yaşamını yitirmiş olabileceği yönünde bir varsayım söz konusu aşının nadir görülen yan etkilerinden kalp kası iltihabı nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceği etkilerinden kalp kası iltihabı nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceği”
  • 🇹🇷 TRBarış Özcan
    Clip #3 · @104:52
    “miktar değiştiğini varsayarsak sıradaki depremin neden aynı periyotta gelmesini beklememiz gerektiğini ile ilgili kendimce ve varsayım yani soru işaretlerine sahibim ben 3 hocamıza da bunu sormuş olayım işaretlerine sahibim ben 3 hocamıza da bunu sormuş olayım”
  • 🇹🇷 TReuronews (Türkçe)
    Clip #4 · @29:19
    “yaşama geçmesi aynı zamanda Ama tabii şu anda hani mealen konuşuyoruz Hani bir varsayım farazi bir konuşma yapıyoruz diyelim ki bizim 150 milletvekili çıkardık 150 çıkardık derler ya 150 milletvekili çıkardık 150 çıkardık derler ya”
  • 🇹🇷 TREvrim Ağacı
    Clip #5 · @24:15
    “dışarıdan yaklaşıyoruz buna diyelim ki ve Gene burada bir varsayım yapmamız gerekiyor hareketsizse kötü hareketsiz kara deliğe girmeyeceksin Eğer girmez Evet parampar yani oraya yaklaşana kadar kara deliğe girmeyeceksin Eğer girmez Evet parampar yani oraya yaklaşana kadar”

Definition & Meaning: “varsayım”

Audio
NOUN
  • assumption, supposition, hypothesis, conjecture

Example Sentences (2)

  • “varsayım yapmamız gerektirir ama karada evrimleşen memelerin bir kolunun değişen çevre şartlarına bağlı olarak mesela karalarda artık çok fazla rekabet”
  • “olabileceği yönünde bir varsayım söz konusu aşının nadir görülen yan etkilerinden kalp kası iltihabı nedeniyle hayatını kaybetmiş olabileceği”

Pronounce: “varsayım”

Syllables:
var · sa · yım
Primary stress:
yım
IPA:
vaɾ.saˈjɯm
Hear it in context
varsayım

Frequently asked questions about varsayım

How do you pronounce “varsayım” in Turkish?

“varsayım” is pronounced ⁄vaɾ.saˈjɯm⁄ in Turkish. Listen to authentic native speakers using it in the video clips above.

What does “varsayım” mean?

“varsayım” means: assumption, supposition, hypothesis, conjecture