How to pronounce "utan" in Turkish
u·TAN
Primary stress: tan
Hear native speakers say utan in context across real video clips
Practice Speaking “utan”
Listen to native pronunciation, record yourself repeating the sentence into your microphone, and receive real-time word-by-word accuracy scoring.
mahkeme önünde kendisini utan ya yuvarlayan kadınlara gülümseyerek baktı ancak eski başkanın başı bir türlü beladan kurtulmuyor domik Sıra sana
Hear it in context: “utan”
16 clipsThe Turkish word “utan”. Phonologically, it consists of 2 syllables (u · tan), with primary lexical stress placed on the 2nd syllable (tan). Grammatically, “utan” functions as a verb. SayItVid indexes 16 authentic Turkish video clips demonstrating how native speakers articulate “utan” in natural connected speech, including verified broadcasts from euronews (Türkçe), Evrim Ağacı, 140journos.
Spoken Video Transcripts & Contextual Quotes (5 Verified Clips)
- 🇹🇷 TReuronews (Türkçe)Clip #1 · @0:15
“pırasanın duruşmaya eski televizyoncu eşi olan annesiyle birlikte geldi mahkeme önünde kendisini utan ya yuvarlayan kadınlara gülümseyerek baktı ancak eski başkanın başı bir türlü beladan kurtulmuyor domik Sıra sana ancak eski başkanın başı bir türlü beladan kurtulmuyor domik Sıra sana”
- 🇹🇷 TREvrim AğacıClip #2 · @3:14
“yapabildiğini görmüştük İşte bu türlerde utanma benzeri davranışlar da görebiliyoruz Özünde utan sosyal yapıya uyum zorunluluğundan kaynaklanan bir duygu diyebiliriz utandığımız durumlar başkalarının sizi duygu diyebiliriz utandığımız durumlar başkalarının sizi”
- 🇹🇷 TR140journosClip #3 · @47:01
“gürültüye dönüştü ne Beril'in ne Kaan'ın ne de benim böyle bir sonuçla yüzleşecek cesaretimiz yoktu içimizdeki korku ve utan çesi ağır cesaretimiz”
- 🇹🇷 TRBarış ÖzcanClip #4 · @100:11
“bu volt tabi serin düğününe Show çek o siyah amca video bu eder kimseyi taksi parası etsem video hepsini evdeyiz utan şu and yodaliane de onun ne olduğunu bilmiyorum rahat ben fakat kapsülün içindeki astronotlara”
- 🇹🇷 TRBBC News TürkçeClip #5 · @4:58
“girmesini engellemek isteyen CHP'lilere polis biber gazıyla müdahale etti ve Tekin binaya girdi. Kesin utan yok mu senin? Biber gazlı müdahale sonucu fenalık”
Definition & Meaning: “utan”
- second-person singular imperative of utanmak
Example Sentences (2)
- “mahkeme önünde kendisini utan ya yuvarlayan kadınlara gülümseyerek baktı ancak eski başkanın başı bir türlü beladan kurtulmuyor domik Sıra sana”
- “görebiliyoruz Özünde utan sosyal yapıya uyum zorunluluğundan kaynaklanan bir duygu diyebiliriz utandığımız durumlar başkalarının sizi”
Pronounce: “utan”
- Syllables:
- u · tan
- Primary stress:
- tan
- Hear it in context
- utan
Frequently asked questions about utan
How do you pronounce “utan” in Turkish?
Listen to native speakers pronounce “utan” in authentic Turkish video clips above.
What does “utan” mean?
“utan” means: second-person singular imperative of utanmak