How to pronounce "sirayet" in Turkish
si·ra·YET
Primary stress: yet
Hear native speakers say sirayet in context across real video clips
Practice Speaking “sirayet”
Listen to native pronunciation, record yourself repeating the sentence into your microphone, and receive real-time word-by-word accuracy scoring.
emniyetli bir şehirde yaşıyoruz bu fitnenin de buraya sirayet etmesi için elimizden geleni yapacağız mentürk bilirsin ama bunların buraya gelmesine
Hear it in context: “sirayet”
62 clipsThe Turkish word “sirayet”. Phonologically, it consists of 3 syllables (si · ra · yet), with primary lexical stress placed on the 3rd syllable (yet). Grammatically, “sirayet” functions as a noun. SayItVid indexes 62 authentic Turkish video clips demonstrating how native speakers articulate “sirayet” in natural connected speech, including verified broadcasts from DW Türkçe, Evrim Ağacı, Barış Özcan.
Spoken Video Transcripts & Contextual Quotes (5 Verified Clips)
- 🇹🇷 TRDW TürkçeClip #1 · @0:25
“fitnenin de Suriye'ye ne hale getirdiğini biliyoruz şu anda çok emniyetli bir şehirde yaşıyoruz bu fitnenin de buraya sirayet etmesi için elimizden geleni yapacağız mentürk bilirsin ama bunların buraya gelmesine elimizden geleni yapacağız mentürk bilirsin ama bunların buraya gelmesine”
- 🇹🇷 TREvrim AğacıClip #2 · @19:20
“Kitle iletişim araçlarıyla amplifi ediliyor ve bu sayede çok geniş bir kitleye sirayet ediyor Ayrıca kulaktan kulağa aktarılan halk öyküleri de benzer elementler içerdiği için bu ritüellerde olan bitenler insanların beyinlerine elementler içerdiği için bu ritüellerde olan bitenler insanların beyinlerine”
- 🇹🇷 TRBarış ÖzcanClip #3 · @29:08
“atarlar Tabiri caizse Bakın bu markayla arasına bir mesafe koymak Aslında Ian mkla arasına koymaya çalıştığı şey markaya da sirayet Ediyor Peki bu durumdan biz nasıl bir ders çıkarabiliriz teknoloji şirketleri için durumdan biz nasıl bir ders çıkarabiliriz teknoloji şirketleri için”
- 🇹🇷 TRBBC News TürkçeClip #4 · @2:59
“yaptı. NATO zirvesiyle gelen tartışmalar yol çalışmalarıyla sınırlı değil. Şehirdeki hummalı hazırlıklar günlük hayatın her alanına sirayet etmiş durumda. Her gelişme mercek altına alınıyor, tartışılıyor. Eylem yasakları, durumda. Her gelişme mercek altına alınıyor, tartışılıyor. Eylem yasakları,”
- 🇹🇷 TReuronews (Türkçe)Clip #5 · @0:27
“downing Street 10 Numara'da ki Başbakanlık rezidansında görüşme sürerken dışarıda da protesto gösterileri yapılıyordu göstericiler putin'i bu sirayet müzik grubu üyelerini serbest bırakmaya davet etti putin'i bu sirayet müzik grubu üyelerini serbest bırakmaya davet etti”
Definition & Meaning: “sirayet”
- spreading, propagation
- infection
Example Sentences (3)
- “1936 April 17, headline in Ulusal Birlik”
- “emniyetli bir şehirde yaşıyoruz bu fitnenin de buraya sirayet etmesi için elimizden geleni yapacağız mentürk bilirsin ama bunların buraya gelmesine”
- “kitleye sirayet ediyor Ayrıca kulaktan kulağa aktarılan halk öyküleri de benzer elementler içerdiği için bu ritüellerde olan bitenler insanların beyinlerine”
Pronounce: “sirayet”
- Syllables:
- si · ra · yet
- Primary stress:
- yet
- Hear it in context
- sirayet
Frequently asked questions about sirayet
How do you pronounce “sirayet” in Turkish?
Listen to native speakers pronounce “sirayet” in authentic Turkish video clips above.
What does “sirayet” mean?
“sirayet” means: spreading, propagation