You have an B1 Level in Turkish if you know these words
Learn TR with this synchronized story
Merhaba.
Merhaba.
Bugün sana 15 tane kelime göstereceğim.
Eğer bu kelimeleri biliyorsan muhtemelen
B1 seviyesindesindir.
Benim adım Can. Yabancılara yıllardır
Türkçe öğretiyorum. Binlerce öğrenciye
online eğitimlerimiz aracılığıyla Türkçe
öğrettim ve B1 seviyesindeki
öğrencilerin çoğu bu kelimeleri biliyor.
Şimdi sana ne yap acağımızı anlatayım.
Bugün ne yapıyoruz? Onu anlatacağım.
Şimdi sana bir kelime göstereceğim.
Ondan sonra sana 5 saniye süre
vereceğim. Bu 5 saniye içinde kelimenin
anlamını bilmen lazım. Tahmin etmen
lazım. 5 saniye sonunda da sana cevabı
göstereceğim. Hazır mısın?
Hadi başlayalım. Birinci kelimemiz
durum.
Durumun İngilizcedeki karşılığı,
çevirisi ne?
Evet. Durum
situation
veya status
anlamına geliyor. Mesela birisine durum
ne
diye sorabilirsin. Durum ne? Veya
WhatsApp'ta da durum var. Status, durum.
Orada herkes bir şeyler paylaşıyor.
Bir dakika ben anlamadım. Sen şimdi bana
şu olayın bir başını sonunu anlatsana.
Ya başı sonu yok. Durum bu işte. Ortada
garip bir durum var.
Bir dakika ben anlamadım. Sen şimdi bana
şu olayın bir başını sonunu anlatsana.
Ya başı sonu yok. Durum bu işte. Ortada
garip bir durum var.
Şimdi ikinci kelimemiz. İkinci kelimemiz
sebep.
Sebep reason demek İngilizcede.
Türkçede de nedenle aslında benzer
anlamda, aynı anlamda. Sebep, neden
bunlar reason anlamına geliyor. Mesela
sebebi ne?
Sebebi ne?
Sebep neymiş?
Boşver ya.
Sebep neymiş?
Boşver ya.
Evet, üçüncü kelime.
Fikir
Fikir İngilizcede idea demek. Mesela bir
fikrim var.
Bir fikrim var. Fikir günlük hayatta çok
kullanacağınız bir kelime.
Gerçekten şahane fikir, şeytanın aklına
gelmez. Tebrikler.
Allah razı olsun. Sağol.
Gerçekten şahane fikir, şeytanın aklına
gelmez. Tebrikler.
Allah razı olsun. Sağol.
Umarım iyi gidiyordur. Şimdi dördüncü
kelime. Dördüncü kelime duygu.
Duygu İngilizcede emotion demek. Aynı
zamanda duygu bir isim, bir kız ismi.
Mesela benim Duygu diye bir arkadaşım
var. Örnek veriyorum, duygularımı
sana
anlatamam.
Duygularımı
sana
anlatamam.
Kız, beğendin mi? Ben çok beğendim de
onların bana karşı olan duyguları biraz
karışık galiba. Kız, beğendin mi? Ben
çok beğendim de onların bana karşı olan
duyguları biraz karışık galiba.
Evet, ilk dört kelime bitti. Şimdi
beşinci kelimeye geldik. Sana bazı
fiilleri soracağım. Hazırsan devam
ediyorum.
Fark etmek.
Fark etmek to notice ya da to realize.
Yani bir şeyi gördüğün zaman fark etmiş
oluyorsun. Hmm, fark ettim.
Fark ettim.
Anladım. Buna benzer bir ifade daha var.
O da fark etmez. Ama bunların anlamları
farklı.
Mesela birisi sana
soru sorduğunda
çay mı, kahve mi? Sen
fark etmez diyebilirsin. Yani
çay da olur, kahve de olur. Fark etmez.
Bu şekilde kullanabilirsin.
Şimdi dinleyebilirim.
Gece gündüz fark etmez.
Şimdi dinleyebilirim.
Gece gündüz fark etmez.
Şimdi yedinci kelimeye geldik. Yedinci
kelime katılmak.
Katılmak farklı anlamlara gelebilir.
To join to participate ya da to agree.
Bunlardan birisini söylediysem doğru
cevap. Mesela
sana katılıyorum.
Sana katılıyorum. Veya
bu etkinliğe
katıldım.
Bu etkinliğe
katıldım. Yani oraya gittim.
Eee, gittim işte. Arkadaşlarımla
buluştuk Paris'te.
Orada birkaç workshop'a katıldım. Eee,
gittim işte. Arkadaşlarımla buluştuk
Paris'te. Orada birkaç workshop'a
katıldım.
Bu da yedinci kelimeydi. Şimdi sekizinci
kelimeye geçeceğiz. Şimdiye kadar nasıl
gidiyor? Sence bu kelimeler zor mu yoksa
kolay mı? Lütfen puanını da not al.
Videonun sonunda yorumlarda yaz. Bu
arada bizim eğitim programlarımızla
Türkçe öğrenmek istersen aşağıdaki
linklerden bilgi alabilirsin. Şimdi 8.
kelime. 8. kelime gelişmek.
Gelişmek to improve demek İngilizcede.
Mesela şöyle kullanabiliriz. Türkçem
gelişiyor.
Yani Türkçen daha iyi oluyor.
Daha iyi veya kendimi geliştiriyorum.
Yani daha iyi oluyorum.
Tarzımı, tavrımı da senin için
geliştirdim, değiştirdim. Nasıl olmuş?
Hı? Tarzımı, tavrımı da senin için
geliştirdim, değiştirdim. Nasıl olmuş?
Hı?
9. kelime
vazgeçmek.
Bu biraz zor bir kelime. Eğer bunu
bildiysen bravo. Bunun anlamı
to give up veya to change your mind. To
change your mind not to do something.
Mesela Türkçe öğrenmekten
vazgeçtim.
Yani artık Türkçe öğrenmiyorum. Türkçe
öğrenmekten
vazgeçtim.
Ben dün gerçekten senin için her
şeyden vazgeçtim.
Dün her şeyden benim için
vazgeçtin.
Ben dün gerçekten senin için her
şeyden vazgeçtim.
Dün her şeyden benim için vazgeçtim.
Şimdi 10. kelimedeyiz.
10. kelime
hissetmek.
Hissetmek
İngilizcede to feel demek. Çok önemli ve
çok sık kullanacağınız bir kelime.
Mesela kendimi
kötü hissediyorum.
Kendimi kötü hissediyorum.
Kendimi suçlu hissediyorum. Benim
yüzümden oldu.
Kendimi suçlu hissediyorum. Benim
yüzümden oldu.
Beş tane kelime kaldı. Dayan. Son beş
kelime. Şimdi 11. kelime. Mümkün.
Mümkün possible demek. Yani bir şey
olabilir. Mesela Amerika'ya gitmemiz
mümkün.
Yani Amerika'ya gidebiliriz.
Böyle bir şansımız var. Yani istersek
gidebiliriz.
Ben bir daha hesap ödemeyeceğim.
Sorun olur mu?
Ezel Bey, o mümkün değil efendim.
Ben bir daha hesap ödemeyeceğim.
Sorun olur mu?
Ezel Bey, o mümkün değil efendim.
12. kelime
ciddi.
Ciddi serious demek. Mesela bazı
insanlar çok ciddidir. Hiç gülmezler.
Her zaman sert davranırlar veya
bir şeye şaşırdığın zaman şöyle
diyebilirsin. Ciddi misin?
Ciddi misin?
İstersen seni tanıştırabilirim. Eminim
arkadaş olursunuz.
Ne diyorsun ya? Ciddi misin?
İstersen seni tanıştırabilirim. Eminim
arkadaş olursunuz.
Ne diyorsun ya? Ciddi misin?
Şimdi 13. kelime. Karmaşık.
Karmaşık complicated demek. Yani
karışık, anlaması zor. Her şey böyle
birbirine girmiş. Çok karmaşık. Bu
gerçekten zor bir kelime. Eğer bunu
bildiyseniz bravo.
Bak babamı tanıyorsun.
Eğer Eğer mevzunun içine dalarsa işler
daha karmaşık hale gelir. Tamam mı?
Zaten zaten zaten her şeyin getirince
karmakarışık. Bak babamı tanıyorsun.
Eğer
Eğer mevzunun içine dalarsa işler daha
karmaşık hale gelir. Tamam mı? Zaten
zaten zaten her şeyin getirince
karmakarışık.
Sadece iki kelime kaldı.
14. kelimemiz
aslında.
Aslında actually demek. Eminim bunu daha
önce duymuşsunuzdur. Mesela bir örnek
vereyim. Aslında
ben gitmek istemiyorum. Aslında ben
gitmek istemiyorum.
Sevgilin olduğunu bilmiyordum ben
aslında.
Var.
Hem de bayağı uzun zamandır var.
Sevgilin olduğunu bilmiyordum ben
aslında.
Var.
Hem de bayağı uzun zamandır var.
Son kelimemizi söylüyorum. 15. kelime.
Yani.
Yani'nin birkaç anlamı var. I mean, so,
therefore. Hepsini yazacağım buraya.
Bunlardan bir tanesini söylediysen doğru
bilmişsindir. Çok sık kullanılan bir
kelime ve çok önemli bir kelime. Bir
örnek vereyim. Biz gelmiyoruz.
Yani
İstanbul'dayız.
Karnım tok.
Yani yemek istemiyorum. Karnım tok. Yani
yemek istemiyorum.
Yani bence o siz evlenene kadardı. Ben
öyle söyleyeyim yani. Artık evlendiniz
yani niye bir şey yapsın ki? Yapmaz
bence. Yani bence o siz evlenene
kadardı. Ben öyle söyleyeyim yani. Artık
evlendiniz yani niye bir şey yapsın ki?
Yapmaz bence.
Evet, bu da son kelimeydi. Bütün
kelimeleri sordum. Siz kaç puan aldınız?
Aşağıda yorumlara yazın lütfen. Bu arada
gerçek bir seviye testi yapıp seviyenizi
öğrenmek isterseniz buradaki QR kodu
okutabilirsiniz. Ücretsiz bir seviye
testimiz var internet sitemizde. O testi
yapabilirsiniz. Umarım bu videoyu
sevmişsinizdir. Kendinize iyi bakın.
Görüşürüz.
Essential vocabulary encountered in this story, categorized by difficulty with definitions and phonetics:
through, via, by means of
Messy, disorderly.
definite genitive plural of öğrenci
first-person singular indicative future of anlatmak
dative plural of yabancı