Skip to main content
Back to Turkish Stories
CEFR A1 • 1.4/6.0🇹🇷 TurkishTurkishle

You have an B1 Level in Turkish if you know these words

Learn TR with this synchronized story

Scenes:
Active Cue (0:00)Click any word to inspect definition

Merhaba.

Interactive Transcript
0:00Speaking

Merhaba.

0:01

Bugün sana 15 tane kelime göstereceğim.

0:06

Eğer bu kelimeleri biliyorsan muhtemelen

0:09

B1 seviyesindesindir.

0:12

Benim adım Can. Yabancılara yıllardır

0:15

Türkçe öğretiyorum. Binlerce öğrenciye

0:18

online eğitimlerimiz aracılığıyla Türkçe

0:21

öğrettim ve B1 seviyesindeki

0:25

öğrencilerin çoğu bu kelimeleri biliyor.

0:28

Şimdi sana ne yap acağımızı anlatayım.

0:31

Bugün ne yapıyoruz? Onu anlatacağım.

0:33

Şimdi sana bir kelime göstereceğim.

0:37

Ondan sonra sana 5 saniye süre

0:40

vereceğim. Bu 5 saniye içinde kelimenin

0:44

anlamını bilmen lazım. Tahmin etmen

0:47

lazım. 5 saniye sonunda da sana cevabı

0:51

göstereceğim. Hazır mısın?

0:53

Hadi başlayalım. Birinci kelimemiz

0:57

durum.

0:58

Durumun İngilizcedeki karşılığı,

1:01

çevirisi ne?

1:10

Evet. Durum

1:12

situation

1:13

veya status

1:15

anlamına geliyor. Mesela birisine durum

1:19

ne

1:20

diye sorabilirsin. Durum ne? Veya

1:23

WhatsApp'ta da durum var. Status, durum.

1:27

Orada herkes bir şeyler paylaşıyor.

1:30

Bir dakika ben anlamadım. Sen şimdi bana

1:32

şu olayın bir başını sonunu anlatsana.

1:34

Ya başı sonu yok. Durum bu işte. Ortada

1:36

garip bir durum var.

1:37

Bir dakika ben anlamadım. Sen şimdi bana

1:38

şu olayın bir başını sonunu anlatsana.

1:40

Ya başı sonu yok. Durum bu işte. Ortada

1:42

garip bir durum var.

1:44

Şimdi ikinci kelimemiz. İkinci kelimemiz

1:48

sebep.

1:56

Sebep reason demek İngilizcede.

2:00

Türkçede de nedenle aslında benzer

2:04

anlamda, aynı anlamda. Sebep, neden

2:07

bunlar reason anlamına geliyor. Mesela

2:11

sebebi ne?

2:13

Sebebi ne?

2:16

Sebep neymiş?

2:20

Boşver ya.

2:21

Sebep neymiş?

2:25

Boşver ya.

2:27

Evet, üçüncü kelime.

2:29

Fikir

2:38

Fikir İngilizcede idea demek. Mesela bir

2:42

fikrim var.

2:44

Bir fikrim var. Fikir günlük hayatta çok

2:49

kullanacağınız bir kelime.

2:50

Gerçekten şahane fikir, şeytanın aklına

2:52

gelmez. Tebrikler.

2:54

Allah razı olsun. Sağol.

2:55

Gerçekten şahane fikir, şeytanın aklına

2:57

gelmez. Tebrikler.

2:59

Allah razı olsun. Sağol.

3:00

Umarım iyi gidiyordur. Şimdi dördüncü

3:02

kelime. Dördüncü kelime duygu.

3:13

Duygu İngilizcede emotion demek. Aynı

3:17

zamanda duygu bir isim, bir kız ismi.

3:20

Mesela benim Duygu diye bir arkadaşım

3:23

var. Örnek veriyorum, duygularımı

3:27

sana

3:29

anlatamam.

3:30

Duygularımı

3:32

sana

3:33

anlatamam.

3:34

Kız, beğendin mi? Ben çok beğendim de

3:36

onların bana karşı olan duyguları biraz

3:38

karışık galiba. Kız, beğendin mi? Ben

3:39

çok beğendim de onların bana karşı olan

3:41

duyguları biraz karışık galiba.

3:42

Evet, ilk dört kelime bitti. Şimdi

3:47

beşinci kelimeye geldik. Sana bazı

3:50

fiilleri soracağım. Hazırsan devam

3:52

ediyorum.

3:54

Fark etmek.

4:02

Fark etmek to notice ya da to realize.

4:06

Yani bir şeyi gördüğün zaman fark etmiş

4:09

oluyorsun. Hmm, fark ettim.

4:13

Fark ettim.

4:14

Anladım. Buna benzer bir ifade daha var.

4:18

O da fark etmez. Ama bunların anlamları

4:22

farklı.

4:23

Mesela birisi sana

4:26

soru sorduğunda

4:28

çay mı, kahve mi? Sen

4:32

fark etmez diyebilirsin. Yani

4:35

çay da olur, kahve de olur. Fark etmez.

4:40

Bu şekilde kullanabilirsin.

4:42

Şimdi dinleyebilirim.

4:44

Gece gündüz fark etmez.

4:46

Şimdi dinleyebilirim.

4:48

Gece gündüz fark etmez.

4:49

Şimdi yedinci kelimeye geldik. Yedinci

4:53

kelime katılmak.

5:02

Katılmak farklı anlamlara gelebilir.

5:06

To join to participate ya da to agree.

5:10

Bunlardan birisini söylediysem doğru

5:13

cevap. Mesela

5:16

sana katılıyorum.

5:19

Sana katılıyorum. Veya

5:22

bu etkinliğe

5:25

katıldım.

5:27

Bu etkinliğe

5:29

katıldım. Yani oraya gittim.

5:32

Eee, gittim işte. Arkadaşlarımla

5:34

buluştuk Paris'te.

5:35

Orada birkaç workshop'a katıldım. Eee,

5:37

gittim işte. Arkadaşlarımla buluştuk

5:40

Paris'te. Orada birkaç workshop'a

5:42

katıldım.

5:42

Bu da yedinci kelimeydi. Şimdi sekizinci

5:46

kelimeye geçeceğiz. Şimdiye kadar nasıl

5:49

gidiyor? Sence bu kelimeler zor mu yoksa

5:52

kolay mı? Lütfen puanını da not al.

5:56

Videonun sonunda yorumlarda yaz. Bu

5:59

arada bizim eğitim programlarımızla

6:01

Türkçe öğrenmek istersen aşağıdaki

6:04

linklerden bilgi alabilirsin. Şimdi 8.

6:08

kelime. 8. kelime gelişmek.

6:19

Gelişmek to improve demek İngilizcede.

6:23

Mesela şöyle kullanabiliriz. Türkçem

6:26

gelişiyor.

6:28

Yani Türkçen daha iyi oluyor.

6:32

Daha iyi veya kendimi geliştiriyorum.

6:37

Yani daha iyi oluyorum.

6:40

Tarzımı, tavrımı da senin için

6:42

geliştirdim, değiştirdim. Nasıl olmuş?

6:45

Hı? Tarzımı, tavrımı da senin için

6:47

geliştirdim, değiştirdim. Nasıl olmuş?

6:50

Hı?

6:51

9. kelime

6:53

vazgeçmek.

7:02

Bu biraz zor bir kelime. Eğer bunu

7:04

bildiysen bravo. Bunun anlamı

7:07

to give up veya to change your mind. To

7:11

change your mind not to do something.

7:13

Mesela Türkçe öğrenmekten

7:17

vazgeçtim.

7:19

Yani artık Türkçe öğrenmiyorum. Türkçe

7:24

öğrenmekten

7:26

vazgeçtim.

7:27

Ben dün gerçekten senin için her

7:30

şeyden vazgeçtim.

7:33

Dün her şeyden benim için

7:34

vazgeçtin.

7:36

Ben dün gerçekten senin için her

7:38

şeyden vazgeçtim.

7:41

Dün her şeyden benim için vazgeçtim.

7:44

Şimdi 10. kelimedeyiz.

7:46

10. kelime

7:48

hissetmek.

7:57

Hissetmek

7:58

İngilizcede to feel demek. Çok önemli ve

8:02

çok sık kullanacağınız bir kelime.

8:04

Mesela kendimi

8:06

kötü hissediyorum.

8:09

Kendimi kötü hissediyorum.

8:13

Kendimi suçlu hissediyorum. Benim

8:15

yüzümden oldu.

8:16

Kendimi suçlu hissediyorum. Benim

8:18

yüzümden oldu.

8:19

Beş tane kelime kaldı. Dayan. Son beş

8:22

kelime. Şimdi 11. kelime. Mümkün.

8:33

Mümkün possible demek. Yani bir şey

8:38

olabilir. Mesela Amerika'ya gitmemiz

8:42

mümkün.

8:43

Yani Amerika'ya gidebiliriz.

8:47

Böyle bir şansımız var. Yani istersek

8:51

gidebiliriz.

8:53

Ben bir daha hesap ödemeyeceğim.

8:57

Sorun olur mu?

8:59

Ezel Bey, o mümkün değil efendim.

9:02

Ben bir daha hesap ödemeyeceğim.

9:06

Sorun olur mu?

9:07

Ezel Bey, o mümkün değil efendim.

9:10

12. kelime

9:12

ciddi.

9:20

Ciddi serious demek. Mesela bazı

9:24

insanlar çok ciddidir. Hiç gülmezler.

9:28

Her zaman sert davranırlar veya

9:32

bir şeye şaşırdığın zaman şöyle

9:35

diyebilirsin. Ciddi misin?

9:38

Ciddi misin?

9:40

İstersen seni tanıştırabilirim. Eminim

9:42

arkadaş olursunuz.

9:44

Ne diyorsun ya? Ciddi misin?

9:45

İstersen seni tanıştırabilirim. Eminim

9:47

arkadaş olursunuz.

9:49

Ne diyorsun ya? Ciddi misin?

9:50

Şimdi 13. kelime. Karmaşık.

10:01

Karmaşık complicated demek. Yani

10:05

karışık, anlaması zor. Her şey böyle

10:09

birbirine girmiş. Çok karmaşık. Bu

10:12

gerçekten zor bir kelime. Eğer bunu

10:14

bildiyseniz bravo.

10:16

Bak babamı tanıyorsun.

10:20

Eğer Eğer mevzunun içine dalarsa işler

10:23

daha karmaşık hale gelir. Tamam mı?

10:25

Zaten zaten zaten her şeyin getirince

10:27

karmakarışık. Bak babamı tanıyorsun.

10:32

Eğer

10:33

Eğer mevzunun içine dalarsa işler daha

10:35

karmaşık hale gelir. Tamam mı? Zaten

10:37

zaten zaten her şeyin getirince

10:39

karmakarışık.

10:41

Sadece iki kelime kaldı.

10:43

14. kelimemiz

10:45

aslında.

10:54

Aslında actually demek. Eminim bunu daha

10:57

önce duymuşsunuzdur. Mesela bir örnek

10:59

vereyim. Aslında

11:02

ben gitmek istemiyorum. Aslında ben

11:05

gitmek istemiyorum.

11:07

Sevgilin olduğunu bilmiyordum ben

11:09

aslında.

11:10

Var.

11:12

Hem de bayağı uzun zamandır var.

11:14

Sevgilin olduğunu bilmiyordum ben

11:16

aslında.

11:17

Var.

11:19

Hem de bayağı uzun zamandır var.

11:21

Son kelimemizi söylüyorum. 15. kelime.

11:25

Yani.

11:33

Yani'nin birkaç anlamı var. I mean, so,

11:37

therefore. Hepsini yazacağım buraya.

11:39

Bunlardan bir tanesini söylediysen doğru

11:42

bilmişsindir. Çok sık kullanılan bir

11:44

kelime ve çok önemli bir kelime. Bir

11:46

örnek vereyim. Biz gelmiyoruz.

11:50

Yani

11:51

İstanbul'dayız.

11:53

Karnım tok.

11:55

Yani yemek istemiyorum. Karnım tok. Yani

12:00

yemek istemiyorum.

12:02

Yani bence o siz evlenene kadardı. Ben

12:04

öyle söyleyeyim yani. Artık evlendiniz

12:06

yani niye bir şey yapsın ki? Yapmaz

12:08

bence. Yani bence o siz evlenene

12:10

kadardı. Ben öyle söyleyeyim yani. Artık

12:12

evlendiniz yani niye bir şey yapsın ki?

12:14

Yapmaz bence.

12:16

Evet, bu da son kelimeydi. Bütün

12:18

kelimeleri sordum. Siz kaç puan aldınız?

12:22

Aşağıda yorumlara yazın lütfen. Bu arada

12:25

gerçek bir seviye testi yapıp seviyenizi

12:28

öğrenmek isterseniz buradaki QR kodu

12:31

okutabilirsiniz. Ücretsiz bir seviye

12:34

testimiz var internet sitemizde. O testi

12:37

yapabilirsiniz. Umarım bu videoyu

12:38

sevmişsinizdir. Kendinize iyi bakın.

12:41

Görüşürüz.

Click any line to seek • Click word for dictionary

Essential vocabulary encountered in this story, categorized by difficulty with definitions and phonetics:

aracılığıylaa.ɾa.d͡ʒɯ.ɫɯ.ɯjˈɫa
A1

through, via, by means of

“online eğitimlerimiz aracılığıyla Türkçe”
karmakarışıkkɑɾmɑkɑɾɯʃɯk
A1

Messy, disorderly.

“karmakarışık. Bak babamı tanıyorsun.”
öğrencilerinöğrencilerin
A1

definite genitive plural of öğrenci

“öğrencilerin çoğu bu kelimeleri biliyor.”
anlatacağımanlatacağım
A1

first-person singular indicative future of anlatmak

“Bugün ne yapıyoruz? Onu anlatacağım.”
yabancılarayabancılara
A1

dative plural of yabancı

“Benim adım Can. Yabancılara yıllardır”