Çizgi Film Masallar Mutlu Prens
Learn TR with this synchronized story
bir zamanlar tüm şehri tepeden gören bir
bir zamanlar tüm şehri tepeden gören bir
yerde mutlu prensin heykeli
duruyormuş bu heykel baştan aşağıya
altın
kaplı kılıcının kabzasını kocaman
kırmızı bir Yakut süslüyor Muş prensin
gözleri ise yemyeşil parlayan iki Zümrüt
taştan
yapılmış Mutlu Prens heykeli şehrin her
yer
bir küük bir kırlangıç şehre
gelmiş arkadaşları yaklaşmakta olan kış
soğuğundan korunmak için Sıcak ülkelere
uçmuşlar ama o geride
kalmış kırlangıç yüksek bir sütunun
üstündeki heykeli
görmüş prensin tam ayaklarının arasına
konmuş bu gece altından bir yatakta
uyuyacağım kırlangıç kafasını kanadının
altına alıp uyumaya hazırlanmış ki
üstüne bir damla su
düşmüş Kafasını kaldırıp yukarı
bakmış ama gökyüzü açıkmış ve yağmur
yağmıyor
muu tam o anda bir damla daha düşmüş
Sonra bir damla daha
Kırlangıç ne olduğunu anlamak için
Havalanmış ve heykelin kafasına
konmuş İşte o zaman akan damlaların
heykelin gözyaşları olduğunu fark
etmiş mutlu prensin gözlerinden akan
yaşlar yanağından kayıp üstüne damlıyor
muu hüzünlü gözleri Ay Işığında ışıl
ışıl
parlıyor kırlangıcın yüreği
sız Siz kimsiniz Ben mutlu prensim
Öyleyse Niye ağlıyorsunuz Ben
hayattayken yani kalbim insan kalbiy Ken
gözyaşı nedir bilmezdim Çünkü kapısından
üzüntünün giremediği bir sarayda
otururdum gündüzleri bahçede
arkadaşlarımla oynar akşamları da büyük
salonda dans ederdim bahçenin çevresini
saran yüksek bir duvar vardı ama o
duvarın arkasında ne olduğunu hiçbir
zaman merak etmedim çevremde her şey o
kadar güzel
der doğusu mutluydum daım sona erdiğinde
beni Buray böle yükseğe diktiler şimdi
etrafımdaki çirkinliği fakirliği
görebiliyorum Yüreğim Kurşundan olduğu
halde elimden ağlamaktan başka bir şey
gelmiyor kırlangıç çok
üzülmüştü uzakta küçük bir sokakta yıkık
dökük
eveler
g yüzü zayıf ve
yıpranmış odanın köşesinde bir yatakta
küçü oğlu hasta yatıyor ateşi var ama
annesinin hiç parası yok sevgili
kırlangıç kılıcımın
kabzası ona götürebilir misin Ama benim
biraz dinlendikten sonra Sıcak ülkelere
doğru uçmam gerekiyor Hiç olmazsa bu
gece yanımda kal yarın istediğin yere
gidebilirsin kırlangıç şim başlamış Ve
daha hiç dinlememiş ama mutlu prensin
üzgün halini görünce çaresiz kabul
etmiş kırlangıç prensin kılıcındaki
kocaman yakutu gagasıyla
çıkarmış ve kentin çatıları üzerinden
uçarak karanlığın içinde
kaybolmuş sonunda yıkık dökük eve ulaşıp
içeriye
bakmış çocuk yatağında ateşler içinde
çırpınıyor annesi de uyukluyor muu bir
sıçrayışta içeri girip kocaman yakutu
masanın üstüne kadının tam önüne
bırakmış sonra çocuğun üstünde uçarak
kanatlarıyla biraz olsun onu
serinletmiyor değerli taşı görecek
çocuğuna ilaç ve yiyecek alabilecek Çok
teşekkürler bu gece huzur içinde
uyuyabilirsin sevgili
kırlangıç sabah olduğunda kırlangıç
uyanmış yola çıkmak üzereymiş ki Mutlu
Prens onu durdurmuş kırlangıç kırlangıç
küçük kırlangıç bir gececik daha kalamaz
mısın benim bir an önce Sıcak ülkelere
doğru uçup ailemi arkadaşlarımı bulmam
gerekiyor uzakta kentin ta öbür başında
küük birat katında bir genç görüyorum
üzeri kağıtlarla dolu bir masada oturmuş
yanında bardak içinde bir demet solmuş
Menekşe var bu genç bir yazar ve yeni
kitabını bitirmeye çalışıyor ama ocakta
yakacak odunu ve yiyecek bir lokma
ekmeği yok Ona yardım etmek istemez
misin iyi yürekli kırlangıç yazar gence
yardım etmek için bir gece daha kalmayı
kabul etmiş ne yazık ki başka yakutum
kalmadı ama gözlerim değer bir Zümrüt
tendir birini al yazar gence götür
kırlangıç Bunu duyunca çok üzülmüş başta
kabul etmemiş ama Mutlu Prens ısrar
edince kabul etmek zorunda kalmış
gagasıyla Zümrüt taşı yerinden
çıkartmış mutlu prensin tarif ettiği eve
doğru uçmaya
başlamış kırlangıç eve vardığında genç
elleriyle yüzünü kapamış masada bitkin
bir halde oturuyor
kuşun kanat çırpmalı
duymamış başını kaldırınca Deniz yeşili
parlak zümrütü Solgun menekşelerin
üzerinde
bulmuş yazılarını okuyup seven
hayranlarından birinin bıraktığını
düşünmüş zümrütü alıp sevinçle masadan
kalkmış sizinle
vedalaşmaya küük Kırlangıç
birı geldi neredeyse kar yağmak üzere
Benim artık gitmem gerekli sevgili Prens
sizden ayrılmalıyım Ama sizi hiç
unutmayacağım Peki ama son bir isteğim
olacak Ne olur beni kırma aşağıdaki
meydanda küçük bir Kibritçi Kız var
kibritler suya
düşürdü hepsi ıslandı bozuldu eve Para
götüremez Babası ona çok kızacak ve bu
gece de aç kalacaklar kızcağız ağlıyor
Ne ayakkabısı neı ne de başında onu
koruyan bir beresi öbür gözümü de al ona
götür babası kızmasın kırlangıç bunları
duyunca bir gece daha kalmaya karar
vermiş Tamam bu istediğinizi de
yapacağım ama gözünüzü alamam O zaman
hiçbir şey göremezsiniz etrafımdaki
mutsuz ve Aç insanları görmek bana daha
çok acı veriyor Lütfen
dediğimi
kırlangıç
ürünü
uçmuş kibrit satan kızın yanından
süzülüp mücevheri avucunun içine bırakı
vermiş kız
Ah ne güzel cam parçası diye gülerek
koşa koşa eve gitmiş sonra küçük
kırlangıç prensin yanına dönmüş artık
ben hep yanınızda kalacağım ve sizin
Gözleriniz
olacağım Mutlu Prens kırlangıçtan tüm
şehri dolaşmasını ve gördüğü her şeyi
ona anlatmasını
istemiş kırlangıç uçmuş ve şehrin
üstünde
dolaşmış zenginlerin sıcak evlerinde
otururken
fakirlerin dışarıda soğukta Ateş yakmış
ısınmaya çalıştıklarını
görmüş karanlık Ar yollara girip at
çocukların zayıflıktan çökmüş yüzlerini
bir köprünün kemeri altında iki küçük
çocuğun kucak kucağa yatıp birbirlerini
ısıtmaya Ç
sonra dönüp gördüklerini prense
anlatmış Üstüm saf altınla kaplıdır
Yaprak Yaprak söküp yoksullara götür
insanlar altının onları mutlu ettiğini
sanırlar Oysa onları mutlu eden sağlıklı
ve Tok yaşamalıdır
Kırlangıç altını Yaprak Yaprak
sökmüş sokakta gördüğü Yoksul insanlara
dağıtmış artık Kar iyice bastırmış
Sokaklar bembeyaz karlarla
kaplanmış kırlangıç mutlu prensin
üstünde hiç altın kalmayıncaya kadar her
gece yoksullara yardım etmeye devam
etmiş Zavallı küçük kırlangıç üşüdükçe
üşümüş ama Prensi bırakmak istemiyormuş
Onu
seviyormuş ama sonunda öleceğini anlamış
ancak bir kez daha prensin omzuna dek
ulaşabilecek gücü
kalmış Hoşça kal sevgili Prens Demek
sonunda Sıcak ülkelere uçmaya karar
verdim minik dostum kırlangıç prense
nereye gittiğini söyleyememiş yanağına
bir öpücük
kondurmuş ve heykelin dibine düşüvermiş
and mutlu prensin içinde bir şey
kırılmış gibi şaşırtıcı bir çıtırtı
duyulmuş Kurşundan yüreği tam ortadan
ikiye
ayrılmış sabah olduğunda Mutlu Prens
heykelinin halini gören herkes heykelin
başına toplanmış şaşkınlıkla ona
bakıyorlarmış
sonra ayağının dibinde cansız yatan
kırlangıcı
görmüşler Herkes çok üzülmüş
kalabalıkta bir ses duyulmuş yazar genç
öne atılmış mutlu prensin neden bu hale
geldiğini Şimdi anlıyorum o ve küçük
kırlangıç Bizim mutlu olmamız için
kendilerini feda etti bu yüzden
Üzülmeyin
Sakın bu şehirdeki en güzel iki kalp
onların
kalbiy sonsuza dek de öyle
kalacak
h
Essential vocabulary encountered in this story, categorized by difficulty with definitions and phonetics:
second-person plural present continuous of ağlamak
definite accusative plural of arkadaş
inflection of göz:
nominative plural of teşekkür
nominative plural of gözyaşı